Bu yazı derneğimizin de üyesi olduğu EPBA (European Portable Battery Association) kuruluşu ve konu üzerinde geniş deneyimleri olan uzmanlardan oluşan bilgilere dayanılarak hazırlanmıştır.

Düğme veya para şeklindeki küçük ve yuvarlak piller işitme cihazları, kol saatleri, uzaktan kumanda cihazları, tıbbi aletler, oyuncaklar gibi çok değişik türdeki cihazlar için özel olarak üretilmektedir.

Üretici Sorumluluğu

Bahis konusu pillerin üreticileri bu tür pillerin yutulma risklerinin sınırlandırılması bakımından ciddi tedbirler almaktadırlar. Bunlar arasında:

·         Yutulabilecek boyutlardaki, yani ince kalem (AAA) ölçülerinden küçük pillerin ambalaj paketleri üzerine gerekli ikazların konulması,

·         Pille çalışan elektronik cihazlara ve oyuncaklara ait üretim standartlarının hazırlanmasına katkıda bulunarak, bu tür cihazlardaki pil yuvalarının çocukların kolaylıkla ulaşamayacağı bölümlerde yer alınmasının sağlanması,

·         Uluslararası Elektroteknik Komisyonu (IEC) ve benzeri Standard hazırlama organizasyonları ile iş birliği yaparak, pillerin tasarımlarını geliştirmesi, ürün güvenliğinin arttırılması ve ikaz/güvenlik şekil ve işaretlerinin uyumlu hale getirilmesi,

·         Yanlış kullanım ihtimali bulunan pil türlerine ait dış ambalajların çocuklarca açılmasının zorlaştırılması,

bulunmaktadır. Şimdi çoğunlukla karşılaşılan risklerin neler olduğuna göz atalım.


Genel Riskler


·         Düğme piller muhtelif cihazların bünyesine yerleştirilmiş şekilde satın alındığından, çoğunlukla kullanıcılar veya ebeveynler tarafından fark edilmezler.

·         Düğme piller çocuklar ve yetişkinler tarafından istenilmeden yutulabilirler. Yutulma riski en fazla cihazlardaki pillerin değiştirilmesi sırasında ortaya çıkar. Yutulan piller çoğunlukla sindirim sisteminden kendiliğinden geçerek, dışarı atılırlar ve vücuda herhangi bir hasar vermezler.

·         Ancak düğme piller yutulduktan sonra yemek borusunda yapışıp kalabilirler. Bu çok tehlikeli ve hatta öldürücü olabilir. Çapları 20 mm’ den fazla olan pillere çok daha fazla dikkat edilmelidir. Zira bu boyutlardaki düğme pillerin kişinin yemek borusunda kalma ihtimali çok daha fazladır.

·         Yemek borusuna yerleşen lityum esaslı bir pil tedavi edilmeden bırakılırsa, pil ile yemek borusundaki sıvıların teması sonucunda bir elektik akımı doğabilir. Bu durum çok ciddi hasara yol açar ve acil tıbbi müdahale gerekerek, pilin derhal çıkartılması şarttır.

Ebeveynler için Tavsiyeler

Çocukların pil yutma risklerini azaltmak üzere ebeveynler için pratik tavsiyeler:

·         Küçük boyutlu tüm pilleri çocukların gözler önünden uzak ve erişilemeyen yerlerde muhafaza ediniz.

·         Birden fazla düğme pili içeren bir paketi açtıktan sonra açık paketi çocukların ulaşamayacağı bir yerde saklayınız.

·         Evinizde kullandığınız pille çalışan tüm cihazların pil yuvaları kapaklarının sıkıca kapalı olduğunu kontrol ediniz ve bu cihazları küçük çocukların ulaşamayacakları yerlerde muhafaza ediniz.

·         Küçük pilleri ilaç kutuları içinde saklamayınız veya ilaç kutularının bulunduğu yerlerde tutmayınız. Pillerin şekil ve boyutlarını nedeniyle kolaylıkla ilaçlarla karıştırılabilir.

Çocuğunuzun bir düğme pili yutması durumunda neler yapılması gerekir:

·         Piller yutulması halinde derhal bir hastanenin acil servisine gidilmelidir.

·         Pilin mevcudiyetini gösteren röntgen çekilmeden önce çocuğunuza yiyecek ve içecek vermeyiniz.

·         Yutulan pilin bir benzeri varsa bunu, yoksa içerisinde aynı tip pili içeren cihazı, pil türünün ve kimyasının belirlenmesi için doktora götürünüz.

·         Daha fazla bilgi almak üzere ulusal toksikoloji merkezine başvurunuz.

Sağlık Personeline Tavsiyeler

Para türü pillerin yutulması durumu birçok nedenlerden dolayı yanlış teşhisler konulmasına yol açmaktadır. Bunlar:

·         Özellikle küçük çocukların pil yutmaları her zaman teşhis edilememektedir

·         Pil yutulması spesifik semptomlar göstermez ve lityum para pillerinin semptomları grip bulgularına benzeyebilir.

·         Yutulan düğme pil para olarak algılanabilir.

·         Yutulan düğme pil yemek borusunda kaldığı zaman çok tehlikeli olabilir ve bu durumda acil tıbbi müdahale şarttır. Yüksek voltaj içermelerinden dolayı lityum içeren düğme pillerde risk özellikle daha fazladır. Pil çapının artmasıyla risk daha da artar, zira büyük çaplı para pillerinin yemek borusunda kalma ihtimali çok fazladır.

·         Müdahaleyi yapan doktor hangi türde pil yutulduğundan emin değilse, tedavinin lityum esaslı pillere uygulanan türde olması gerekir.

·         Yutulan pilin vücutta kaldığından şüpheleniliyorsa aşağıda belirtilen yollara başvurulabilir.

·         Röntgen çekimi yemek borusunda pil bulunup, bulunmadığını gösterene kadar hastaya herhangi bir içecek veya yiyecek verilmemelidir.

·         Hasta herhangi bir belirti göstermiyorsa, 5 dakika süreyle pil ambalajı veya pil numunesi üzerindeki tanıtım bilgilerini inceleyiniz (söz konusu bilgilere ulaşılması durumunda)

·         Pil boyutları ne olursa olsun, pili yutan 12 yaşından küçük çocuğun derhal röntgen filmini çekiniz. 12 yaşından büyük çocuklarda yutulan pilin çapı 12 mm ’den büyükse röntgen çekimi tavsiye edilebilir. Bu uygulama semptomların olması, birden fazla pil bulunması, bir mıknatısın yutulması veya yemek borusuyla ilgili bir hastalığın daha önceden teşhis edilmesi durumlarında da geçerlidir.

·         Semptomların gelişmesini beklemeyiniz, zira yemek borusunda kalan lityum esaslı bir düğme pil 2 saat içerisinde ciddi yanıklara yol açabilir.

·         Hastalar başlangıçta belirti vermeyebilirler veya kusabilirler, öksürebilirler, İştahları azalabilir., salya artışı görülebilir, hırıltı çıkarabilirler, yutma zorluğu çekebilirler, ateşleri yükselebilir veya kan kusabilirler,

·         Yemek borusundaki piller hemen çıkartılmalıdır. Endoskopik çıkartma tercih edilir. Zira yemek borusu görüntüsünün alınması bir sonraki tedaviye yön verecektir.

·         Soluk borusuna veya diğer büyük damarlara yemek borusundan uzanan fistüller veya küçük delinmeler, pilin çıkartılmasından sonra 28 gün içerisinde tedavi olacaktır. Bu tür sıkıntılar sık sık görsel olarak izlenmelidir. Yemek borusunun üst kısmında yerleşen pillerin yol açacağı geç nefes alıp verme durumu ve ses telleri felcinin oluşumu da beklentiler dahilindedir. Yemek borusu sıkışması ve enfeksiyon hali pilin çıkartılmasından sonra haftalar, bazen aylar sonra düzelecektir.

·         Düğme piller yemek borusundan geçtikten sonra mide ve bağırsaklarda herhangi bir hasar yaratmadılarsa, yani herhangi bir semptom görülmediği taktirde, pillerin vücuttan tabi yolla atılmasına izin verilir.

·         Büyük ebatlı (çapı 20 mm ’den fazla) bir düğme pil mide girişinden 4 gün içerisinde geçmezse veya başka semptomlar ortaya çıkarsa tıbbi müdahale gerekecektir. Diğer bütün pil yutma vakalarında hastalar durumlarını pil vücutlarından atılana kadar evlerinde izlemelidir. Bu esnada hasta normal aktivitelerini ve beslenmelerini sürdürebilirler.

·         Pilin dışarıya atılmasını büyük abdest kontrolü ile teyit edin ve pil 10-14 gün içerisinde dışarıya atılmadıysa radyolojik kontrolleri tekrarlayın.

Savaş ARNA

Kimya Y. Mühendisi

Atık pillerin canlılar ve çevre üzerindeki negatif etkileri ilk olarak Avrupa’da, 1980’li yılların başlarında, İskandinav ülkelerinde dile getirilmeye başlanılmıştır. Piller içeriklerinde ağır metallerin (özellikle cıva, kadmiyum ve kurşun gibi) bulunması ve insan bünyesindeki kalıcı ve çok zehirleyici etkileri kısa sürede geniş halk kitleleri ve çevre kuruluşları tarafından protesto edilmeye başlanılmış ve neticede pil üreticileri ve politikacılar üzerinde ağır baskılar oluşmuştur.

Bu gelişmeler sonucunda, piller bünyesindeki ağır metallerin, başta cıva olmak üzere, miktarları üreticiler tarafından azaltılmaya başlatılmış veya alternatif pil türleri (örneğin nikel kadmiyum pili yerine nikel-metalhidrit gibi) piyasaya sürülmeye başlanılmıştır. Diğer taraftan, 1991 yılında atık pil ve akümülatörlerin kontrolüyle ilgili ilk Avrupa Birliği direktifi yayımlanmış ve bu direktif 2006 yılında tamamen revize edilerek bugünkü halini almıştır. Ülkemizde ise, Ağustos 2004 yılında, yukarıda adı geçen yönetmelikler esas tutularak, Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği adı altında, bugün hala yürürlükte olan yasal uygulamalar başlatılmıştır.

Dünya üzerinde atık pil ve akümülatörlerle ilgili uygulamalara bakıldığında, Avrupa dışındaki ülkelerde ciddi çalışmaların olmadığı görülmektedir. Bu nedenlerle derneğimiz kuruluşundan itibaren konu üzerinde çalışmalar yapan çeşitli yabancı kuruluşlar ile ilişkilerini sürdürmüş ve bunların üyesi olmuştur. Ayrıca Avrupa’da her yıl düzenlenen atık pil ve geri dönüşüm kongrelerine de  katılım sağlanmıştır.

Derneğimiz halen aşağıda belirtilen kuruluşlarla iş birliği içerisindedir:

1)      EPBA (European Portable Battery Association):

TAP, taşınabilir pil ve batarya endüstrisinin sesi olarak bilinen bu kuruluşun iştirakçi üyesidir. EPBA’nın merkezi Brüksel’de olup, kurucu üyeleri pil ve batarya üreticileridir. Kuruluş bünyesinde 3 ayrı çalışma grubu bulunmaktadır (Ulusal ve Avrupa Birliği Çevre Mevzuatı İnceleme Çalışma Grubu, Teknik Çalışma Grubu ve İstatistiksel Bilgi Toplama Grubu). Bu gruplarca yayınlanan çeşitli bülten, haber ve raporlar yıl boyunca derneğimize de gönderilmektedir. EPBA’nın atık pil / bataryalar konusunda yetkilendirilmiş 19 iştirakçi üyesi olup, bunlardan biri TAP Derneğidir.

2)      EUCOBAT (European Compliance Organization For Batteries)

Avrupa’da atık pil/bataryaları toplayan yetkilendirilmiş kuruluşları bünyesinde barındıran bu kuruluşa TAP yaklaşık 3 sene önce üye olmuştur. Bu organizasyonda halen 16 ülkeden 19 kuruluş bulunmaktadır. EUCOBAT her altı ayda bir Genel Kurul toplantıları düzenleyip çeşitli konuları gündeme getirmektedir. Son toplantı 2018 Nisan ayında İstanbul’da yapılmıştır. EUCOBAT’ın kuruluş amacı üyeler arasında bilgi alış-verişi, Avrupa Birliği Direktifi ile ilgili gelişmelerin görüşülmesi, gerektiğinde pil/bataryalarla ilgili konularda teknik raporlar hazırlatıp üyelerle paylaşılması, diğer kurum ve kuruluşlarla ortaklaşa projeler düzenlenmesi, çeşitli çalışma gruplarınca hazırlanan taslak projelerin görüşülüp karara bağlanması vb. şeklindedir.

3)      ICBR (Uluslararası Pil Geri Dönüşüm Kongresi)

İsviçre’de yerleşik ICMAG International Congress and Marketing isimli kuruluş her yıl Eylül ayı içerisinde Avrupa’nın farklı bir şehrinde “Uluslararası Pil Geri Dönüşümü” adı altında bir kongre düzenlemektedir. Üç gün süren bu etkinliğin ilk iki gününde pil/batarya sistemleri ve bunların atıkları, geri dönüşüm prosesleri, AB direktifi ve direktifin revizyonu, piller ve döngüsel ekonomi, atık pillerin taşınması/revizyonu/geri dönüşümünde yaşanan sorunlar ve güvenlik tedbirleri, yeni hammadde ve prosesler vb. gibi güncel konularda uzmanlar tarafından sunumlar yapılmaktadır. Son günde ise bir geri dönüşüm veya ayrıştırma tesisi ziyaret edilmektedir. Kongreye pil üreticileri, atık pil toplayan yetkili kuruluşlar, atık elektrikli /elektronik cihaz toplayıcılar, danışman firmalar, metal üreticileri, araştırma kuruluşları, üniversiteler ve otomotiv sektöründen araç üreticileri katılmaktadır. Derneğimiz zaman zaman söz konusu kongreye katılım sağlamakta ve özellikle Avrupa’da konusunda uzman personelle birebir görüşerek, çeşitli konularda görüş alışverişi yapabilmektedir.  

 

                                                                                                        SAVAŞ ARNA

                                                                                                 Kimya Yüksek Mühendisi

                                                                                                                 TAP

 

 

3-9 EYLÜL AVRUPA PİL GERİ DÖNÜŞÜM HAFTASI ETKİNLİKLERİ

TAP Derneği’nin de üyesi olduğu, Avrupa‘da atık pil toplama konusunda öncü kuruluşlardan olan EUCOBAT,  her yıl  3-9 Eylül tarihleri arasına denk gelen günleri  Avrupa Pil Geri Dönüşüm Haftası olarak kutlamaktadır. Bu kapsamda, Türkiye’de derneğimiz tarafından 7 Eylül 2018 tarihinde Şişli Belediyesi ortaklığı ile Nişantaşı Mıstık Parkı’nda çocuklarla birlikte bir etkinlik yapıldı. Yaklaşık 100 çocuğun katılım sağladığı etkinlikte çocuklara bez çanta boyama aktivitesi yaptırıldı ve oldukça renkli görüntülere sahne oldu.

2018 yılı başında hayata geçirilen Sıfır Atık projesi kapsamında Türkiye genelinde 10 ilde düzenlenmiş ve tüm atık firmalarının yer almış olduğu etkinliklere derneğimizde katılım sağlamıştır. Etkinlik kapsamında stant açılarak katılımcılara bilgilendirme broşürleri, şeffaf atık pil toplama kutuları ve çeşitli promosyon malzemeleri dağıtılmıştır.

2017-2018 döneminde Kayseri ilinde Kayseri Büyükşehir ve ilçe belediyeleri ile ortaklaşa düzenlenen okullar arası atık pil toplama kampanyasının ödül töreni 6 Haziran 2018 tarihinde Belediye Meclis salonunda gerçekleştirildi. Ödül kazanan okullara Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından ödülleri takdim edildi.

Her yıl gerçekleştirilen Kartal Belediyesi Çevre Haftası Etkinlikleri bu sene Tapi ile Topi Kukla tiyatrosu ile kutlandı.

 

Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve derneğimiz ortaklığıyla düzenlenen okullar arası atık pil toplama kampanyası 25 Mayıs 2018 tarihinde sona ermiştir. 1 Haziran 2018 tarihinde Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törende il genelinde dereceye giren okullara ödülleri takdim edilmiştir. Ödül törenine Sakarya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri, Atık Yönetimi Daire Başkanı, Çevre Koruma Kontrol Müdürü ile personelleri ve İl Milli Eğitim Müdürü katılım sağlamıştır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı koordinatörlüğünde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında TAP Derneği olarak İstanbul Belediyeleri ile ortaklaşa Kamu personeli eğitimleri gerçekleştirilmiştir. 14 Mayıs 2018 tarihinde de Bayrampaşa Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ile ilçe genelindeki kamu personeline yönelik eğitim yapılmıştır. Eğitimde uzmanımız Savaş ARNA tarafından atık pillerin ayrı toplanması gerektiği ile ilgili bir sunum gerçekleştirildi. Aynı zamanda atık yağ ile ilgili yetkilendirilmiş kuruluş tarafından da sunum yapıldı. Eğitime Bayrampaşa Belediye Başkanı, İlçe Kaymakamı ile Çevre Koruma Kontrol Müdürü ve ekibi katıldı.

Cıva çok zehirli ve canlılar bünyesinde uzun sürelerle kalabilen üst düzey bir ağır metaldir.

Geçen yüzyılda cıva maddesi çinko-karbon ve alkali mangan türü şarj edilmeyen pillerde ve özellikle cıva-oksit esaslı düğme piller bünyesinde yaygın olarak kullanım yeri bulmuştur. Pillerdeki cıva, direk kimyasal reaksiyona girmeden, p ilin genel performansını artıran bir madde olarak tercih edilmekteydi. Cıvanın bu şekilde ilavesi pilin artı kutbunda hidrojen gazı çıkışını önlemekte, korozyonu engellemekte ve en önemlisi pillerin raf ömrünü uzatmaktaydı.

 

Ancak pillerdeki ağır metallerin özellikle insan sağlığına dönük zararlarının tespit edilmesini takiben, 1980 yıllarında söz konusu metallerin miktarlarının azaltılması için üretici firmalara ağır baskılar uygulanmış ve Avrupa’da 1991 yılında atık pil ve akümülatörlerdeki ağır metal miktarları çıkartılan 1991/157/EC sayılı direktifle önemli ölçülerde sınırlandırılmıştır.

Alkali-mangan pillerinde daha önce ağırlıkça %1’e ulaşan cıva maddesi 1989 yılında önce %0,2’nin altına düşürülmüş ve daha sonra 1994 yılından itibaren sıfır cıva içeren pillerin üretimi mümkün olmuştur. Cıva maddesinin katkıları bizmut veya indium gibi maddeler kullanılarak dengelenmiştir.

AlMn Pillerinde Cıva Miktarının Yıllara Göre Azaltılması

Cıva %

Kaynak: EPBA

 

 

Çinko-karbon pilleri %0,1 gibi çok daha düşük oranda cıva içermelerine rağmen aynı program bu tür pillerde de uygulanmış ve 1991 yılı itibariyle oranın %0,0005’in (5ppm) altına indirilmesi mümkün olmuştur. Bu oran halen hem Avrupa Birliği hem de ülkemizde yürürlükte olan yönetmeliklerde cıva için kabul edilen üst limittir.

Cıvanın hem alkali-mangan hem de çinko-karbon türü pillerde bu şekilde ortadan kaldırılması, bu tip pillere ait atıkların rahatlıkla geri dönüştürülmesine yol açtığını da önemle vurgulamak gerekir.

Diğer taraftan cıva için üst limit %0,0005 omasına rağmen, uzak doğu menşeili ve kaynağı tam olarak bilineyen pillerde zaman zaman cıva oranının %0,0150’lere (150 ppm) ulaştığı tespit edilmiştir. Primer lityum pilleri ve şarjlı pil türleri (özellikle lityum-iyon/polimer) cıva içermezler.

  Pil ve Atık Pillerdeki Cıva Miktarının Değişimi 

Cıva %           

 

Çapları yüksekliklerinden fazla olan pillere düğme veya para pilleri denilmektedir. Bu tip piller alkali-mangan, çinko-karbon, lityum veya gümüş oksit esaslı olup genellikle şarj edilemeyen türlerdir.

1980’li yıllarda cıva-oksit esaslı düğme piller fotoğraf makinelerinde, işitme cihazlarında ve bazı özel cihazlarda yaygın biçimde kullanılmaktaydı. Ancak bahis konusu pil tipindeki cıva miktarı ağırlıkça %30’dan fazla olduğundan çevre ve insan sağlığı için ciddi tehditler yaratmaktaydı. Söz konusu oranın düşürülmesi mümkün olmadığından cıva-oksit pillerinin dünyada üretimi 1995 yılından itibaren yasaklanmış ve satış işlemleri de 2000 yılında durdurulmuştur.

Buna karşılık alkali-mangan ve hava aktivasyonlu düğme tipi piller, Avrupa Birliğinin 2006 yılında yayınlanan 2006/66/EC sayılı direktifi ile ağırlıkça azami %2’ye kadar cıva içerebilmektedir. Aynı oranlar ülkemiz için de geçerlidir. Ancak 20 Kasım 2013 tarihinde yürürlüğe giren son 2013/56/EU sayılı Avrupa Birliği direktifi alkali-mangan tipi düğme pillerde %2’lik cıva oranını da %0,0005’e düşürmüş ve uygulamanın 01 Ekim 2014 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesini kararlaştırmıştır. Şu andaki tek istisna %2 oranıyla daha çok işitme cihazlarında kullanılan çinko-hava türü pillerdir. Ancak söz konusu pillerdeki cıva mikarının da kısa bir süre sonra düşürüleceği kesindir.

Yukarıdaki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, özellikle ülkemizde zihinlere yerleşmiş olan ve sık sık basında tekrarlanan “4 adet kalem pil bir metreküp toprağı zehirler” ifadesinin bugün için artık doğru olmadığı da ortaya çıkmış durumdadır.

 

Savaş ARNA

Kimya Y.Müh.

TAP

11 Ocak 2017

2004 yılında o zamanki adı ile T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yayınlamış olduğu Atık Pil ve Akümülatörlerin Kontrolü Yönetmeliği ile birlikte ülkemizde üretilen veya ithal edilen her türlü pil ve akümülatörün çevresel etkilerinin azaltılması amaçlanmıştır. Bu yönetmelik kapsamında atık pillerin toplanması ve çevresel etkilerinin denetlenebilir hale getirilmesi amacı ile yönetmelikte de belirtildiği şekilde TAP Derneği (Taşınabilir Pil Üreticileri ve İthalatçıları Derneği) kurulmuştur.

Günümüzde hemen hemen her sektörden 600 ün üzerinde üyesi bulunan derneğimiz ana faaliyet alanını bakanlıktan almış olduğu yetki ile birlikte, atık pillerin çevreye etkilerini en aza indirmek olarak belirlemiş bir dernektir. Bu kapsam ile birlikte ülkemizde gerek kamu kurumları, gerekse özel sektör ile birlikte çalışarak sürdürülebilir çevre ve sıfır atık kavramını ön plana çıkarmaya gayret ediyoruz. Başta okullar olmak üzere her yıl düzenli olarak yaptığımız atık pil toplama kampanyaları ile çevre bilincini daha çok insana ulaştırmaya çalışmaktayız. Eğitime olan inancımız ile birlikte gelecek nesilleri bilinçlendirmek daha iyi bir dünyaya sahip olmayı hedeflemekteyiz.

Unutmayın geri dönüştürülebilen her atık çevre kirliliğinin kontrolü ve ülkemizin kaynaklarının daha verimli kullanımı açısından değerlidir.

Gelecek İçin Geri Getirin…

TAP Genel Sekreteri
Çevre Mühendisi
Neslihan BOYACILAR